Ana Sayfa    Sık Sorulanlar  ·  Üye Paneli  ·  Makale Arşivim  ·  İletişim
EGALERİ
İÇERİK
· Ana Sayfa
· Ara
· Doktora Soru Sor
· Makale Arşivi
· Portal Paneliniz
· Sık Sorulan Sorular
PORTAL
Hoşgeldin, Konuk
Üye Adı
Şifre
(Kayıt Ol)
Üyelik:
Son Üye: ebruca_1
Bugün: 0
Dün: 0
Toplam: 240

Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 12
Üye: 0
Toplam: 12
ÇEŞİTLİ İÇERİK
· Katıldığım Yabancı Kongreler
· Doç. Dr. Ramazan Mercan Kimdir?
Doc. Dr. Ramazan Mercan: Makalelerim

Bu Konuda Ara:   
[ Ana Sayfaya Git | Yeni Bir Konu Seçin ]

Domuz Gribi

 
Makalelerim
Domuz gribi şu anda bütün toplumda ve medyada en çok konuşulan ve tartışılan konulardan birisidir. Hastalığa karşı aşının kısa sürede geliştirilmesi bize gelen soruları daha da artırmıştır. Aşının kısa sürede geliştirilmesi yeterince test edilmediği şeklinde kuşkular doğurmuş ve bütün dünyada gerek doktorlar arasında, gerekse toplum tarafından yeterince kabul görmemesine neden olmuştur. Bu konuda en güvenilir kurumlardan birisi olan CDC aşılanmayı önermesine karşın, toplumdaki kuşku ve aşının yan etkileri konusundaki kaygılar devam etmekte ve aşılanma çok yaygınlaşmayacakmış gibi görünmektedir. Gebelerde çocukla ilgili kaygılar da bu konudaki kararsızlığı artırmaktadır.

 

Domuz gribi H1N1 virüsünün neden olduğu gripal bir enfeksiyon olup, klinik belirtiler diğer influenza enfeksiyonlarında görülen belirtilerden bir farklılık göstermemektedir. En çok görülen belirtiler ateş ve öksürük olup, burun akıntısı, baş ağrısı, solunum sıkıntısı, kas ağrıları ve bazı hastalarda bulantı ve ishal gibi belirtiler görülebilir. Belirtilere bakıldığında diğer gripal enfeksiyonlardan bir farklılık göstermediği açıkça görülebilmektedir. Domuz gribi olan hastaların yaklaşık %15’inde bulgular ağır olduğu için hastaneye yatmak zorunda kalırlar. Hafif veya orta şiddetli enfeksiyonu olan hastalar evde izlenebilir, ancak bu hastalar hızla kötü bir tabloya girebileceği için özellikle tedavi başlandıktan sonra ilk 24 saat içerisinde sürekli telefonla iletişim kurularak tedaviye yanıtı izlenmelidir.

 

SMEAR TESTI-HPV SON DURUM

 
Makalelerim
Türkiye’de HPV sıklığı konusunda kesin veriler bulunmamakla birlikte hızla arttığını söyleyebiliriz. Normal kadın-doğum muayenesi ve smear testi için başvuran hastalarda giderek daha fazla test anormalliği ve dolayısı ile HPV pozitifliği görüyoruz. HPV ile rahim ağzı kanseri arasındaki ilişki hastalarda ciddi bir stres ve anksiyeteye neden olmaktadır. Hasta ve yakınları öncellikle doktoru yoğun bir soru yağmuruna tutmakta, ancak doktorun söylediklerinin büyük bir kısmı o anda anlaşılamamakta veya yanlış anlaşılmaktadır. Hasta açısından o anda ilgilendiği en önemli konu bunun kanserle ilişkisi ve hatta o anda kanser olup olmadığıdır. Doktorun yoğun açıklamaları ortada kanser gibi ciddi bir durum sözkonusu olduğu için tatmin edici bulunmamakta ve sıklıkla ikinci bir doktor görüşü ve internette bilgi arayışına geçilmektedir. Ancak bu konuda ne yazık ki internette yazıların bile önemli bir bölümünde doğru bilgilere ulaşılamamaktadır. Hastaları depresyona kadar giden bir tabloya sürükleyen en önemli yanlış bilgi HPV’nin hiçbir zaman vücuttan temizlenmeyeceğidir. Tam tersine HPV enfeksiyonlarının büyük bir bölümü geçici bir enfeksiyona neden olmakta ve %90’ı 2 yıl içerisinde vücuttan temizlenmektedir.

HPV AŞILARINDA SON DURUM

 
MakalelerimHPV virüslerinin rahim ağzı kanserleri ve genital siğillerle ile ilişkisi çok iyi bilinmektedir. Smear testinin düzenli olarak yapılması ile rahim ağzı kanserinde %75-90 oranında bir azalma görülmüştür. Ancak yine de smear testi anomalilerinin hastada yarattığı psikolojik sorunlar, sık izlem gerekliliği, tedavi maliyeti ve önemli ölçüde azalmasına karşın kanserin tam olarak önlenememesi gibi konular aşıya olan gereksinimi ortaya koymaktadır. Aşıya ilgi zaman zaman artmakla birlikte nadiren de olsa rastlanan yan etkiler kuşkuya neden olmaktadır.

ERTESİ GÜN HAPI (ACİL KONTRASEPSİYON)

 
MakalelerimErtesi gün hapı kullanımı giderek yaygınlaşmakta ve bu konuda bize gelen sorular da giderek artmaktadır. Bu konuda elimizde kesin veriler olmamakla birlikte ertesi gün haplarının yaygın kullanımı ile istenmeyen gebelik nedeniyle yapılan kürtajların sayısının %50 oranında azalacağı düşünülmektedir.

Doktor Seçimi

 
MakalelerimDoktor seçiminin hastalar açısından oldukça zor konulardan bir tanesidir. Özellikle Kadın-Doğum ve Diş Hekimlğii gibi alanlarda hastalar doktor seçimine daha çok önem vermekte ve genellikle seçilen hekimle birliktelikleri yaşam boyu devam etmektedir. Kadın-Doğum alt alanlarına baktığımızda ise Onkoloji’de hastanın seçim şansı oldukça kısıtlı olup, bu konuda yeterli hekim sayısı az olduğu için belli hekimlere yönelmektedir. Kısırlık ve gebelik konularında ise durum oldukça farklı olup, hastalar birçok faktörü birarada düşünmektedir.

AMNİOSENTEZ

 
MakalelerimAmniosentez gebelerin en çok korktuğu uygulamalarından birisidir. İleri yaş nedeniyle amniosentez yapılması durumunda gebeler konuya hazırlıklı oldukları için çok önemli bir tepkiyle karşılaşmıyoruz. Ancak 35 yaşın altında ve Down sendromu için yapılan ikili ve/veya üçlü test sonuçlarının anormal olması nedeniyle amniosenteze gereksinim duyulması hastalarda ciddi bir üzüntü ve tepkiye neden olmaktadır. Bazı hastalar bu nedenle doktorlarını bile değiştirmektedir.

POLİKİSTİK OVER SENDROMU

 
Makalelerim
Polikistik Over Sendromu ilk defa 1935 yılında adet görememe, vücutta tüylenme ve obeziteden oluşan bir hastalık olarak tanımlanmıştır. Hastalığın toplumda görülme sıklığı % 4-6 arasındadır.

Polikistik Over Sendromu olan hastaların % 80ninde ultrasonografide yumurtalıklarda büyüme, yumurtalık kapsülünde kalınlaşma ve kapsülün hemen altında birçok (10 taneden fazla) küçük kist görülür. Ancak bu görünümün olması her zaman polikistik over sendromu olduğunu göstermez, çünkü normal kadınların % 23ünde de ultrasonografide aynı bulgulara rastlanabilir

HPV AŞILARI

 
Makalelerimİlk defa 1943 yılında tanımlanan smear testinin rutin olarak yapılması rahim ağzı kanserlerinin görülme sıklığı ve bu kansere bağlı ölümlerde önemli düzeyde bir azalmaya yolaçmıştır. Rahim ağzı (serviks) kanserlerinde en önemli faktörün HPV virüsleri olduğunun kanıtlanması ve bu kanserlerinin hemen hemen hepsinde HPV virüsüne rastlanması, HPV aşıları konusundaki çalışmaların başlamasına neden olmuştur.
 

A.B.Dde kadınların %80i 50 yaşına kadar HPV ile enfekte olmaktadır. HPVnin en sık görüldüğü yaş grubu 20-30 yaşları arasındaki cinsel yönden aktif kadınlar oluşturmaktadır. HPVnin bugün için yaklaşık 100 tipi tanımlanmış ve tanımlanan tip sayısı giderek artmaktadır. Bu virüslerde 30-40 tanesi genital bölged enfeksiyona neden olmakta ve bazı tiplerin kanser açısından daha yüksek bir potansiyele sahip olduğu bilinmektedir. Tip 16, 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59, 68, 73 ve 82nin kanser açısından daha yüksek riskli olduğu gösterilmiştir. Bu virüslerden en sık görülenleri Tip 16 ve 18 olup, tip 16 serviks kanserlerinin %54ünden ve tip 18 %13ünden sorumludur. Bu nedenle aşı çalışmaları daha çok bu iki tip üzerinde yoğunlaşmıştır. Tip 6, 11, 40, 42, 43, 44, 54, 61, 70, 72 ve 81 kanser açısından düşük riskli virüsler olarak kabul edilmektedir. HPV virüs enfeksiyonlarını  büyük bir bölümü geçici olup, ancak küçük bir bölümü uzun süre izlem ve tedavi gerektirmektedir.
 

ANORMAL SMEAR TESTİNE YAKLAŞIM

 
Makalelerim
İlk defa 1941 yılında Papanicolaou tarafından smear testinin tanımlanmasından sonra serviks (rahim ağzı) kanserinde dramatik bir azalma görülmüştür. Daha önce serviks kanseri en çok görülen kadın genital sistem kanseri iken, şu anda üçüncü görülen kanser durumuna gelmiştir. Ayrıca kanser tanısı da erken konduğu ve tedavisi erken yapıldığı için serviks kanserine bağlı ölüm oranında da ciddi bir azalma kaydedilmiştir. Smear testi 2001 yılından beri daha çok Bethesda sistemi iel değerlendirilmekte ve tedavisi bu yeni sisteme göre planlanmaktadır.

HORMONLU RAHİM İÇİ ARAÇ

 
Makalelerim
Şu anda yaygın olarak kullanılan T şeklindeki bakırlı rahim içi araçların iki önemli yan etkisi adet kanamasının %50 oranında artması ve kasık ağrısıdır. Bu iki yan etkiden bir tanesi veya her ikisinin birlikte görülmesine bağlı olarak kadınların %20si aracı tekrar çıkarmak zorunda kalmaktadır.


Hormonlu rahim içi araç bir 19-nortestosteron türevi olan levonorgestrel içermekte ve 20µg/gün levonorgestrel salgılamaktadır. Bu araçta T-şeklinde olup, etkisi 5 yıl boyunca devam etmektedir. Hormonlu rahim içi araç rahim iç tabakasını incelterek gebelik oluşumun önlemektedir.

PREZANTASYONLARIM

SON 5 MAKALE
· Domuz Gribi[160 okuma ]
· Gebelikte Tarama Testlerinde Yenilikler[513 okuma ]
· SMEAR TESTI-HPV SON DURUM[1560 okuma ]
· PREMATUR OVARIAN YETMEZLÝK[776 okuma ]
· STRESS VE KISIRLIK[517 okuma ]

[ Devamı Haberler Bölümünde ]