Ana Sayfa    Sık Sorulanlar  ·  Üye Paneli  ·  Makale Arşivim  ·  İletişim
EGALERİ
İÇERİK
· Ana Sayfa
· Ara
· Doktora Soru Sor
· Makale Arşivi
· Portal Paneliniz
· Sık Sorulan Sorular
PORTAL
Hoşgeldin, Konuk
Üye Adı
Şifre
(Kayıt Ol)
Üyelik:
Son Üye: ebruca_1
Bugün: 0
Dün: 0
Toplam: 240

Şu An Bağlı:
Ziyaretçi: 10
Üye: 0
Toplam: 10
ÇEŞİTLİ İÇERİK
· Katıldığım Yabancı Kongreler
· Doç. Dr. Ramazan Mercan Kimdir?
PREMATUR OVARIAN YETMEZLÝK
Kısırlık
Prematür over yetmezliği (POF- prematür ovarian failure) 40 yaşından önce adetlerin kesilmesi olarak tanımlanır. Ancak gerçek anlamda prematür over yetmezliği bir toplumdaki ortalama menopoz yaşından 2 standart sapma daha genç bir yaşta adet görmeme, seks hormonlarında azalma ve hipofizdeki gonadotropin adı verilen hormonlarda artma olarak tanımlanır. POF hiç adet görmeme şeklinde görülebileceği gibi, belirli bir süre adet gördükten daha sonraki bir dönemde de ortaya çıkabilir ve 40 yaşın altındaki kadınların %1’inde görülür.



Klinik Bulgular
 

POF hiç adet görmeden başlar ise meme gelişimi ve tüylenme gibi sekonder seks karakterlerinin gelişiminde bir yetersizlik görülebilir. Hasta adet gördükten sonraki dönemlerde POF gelişmesi durumunda ise esas belirti adetlerin kesilmesidir. Ayrıca hastaya POF tanısı konduktan sonra bile %50’sinde yumurtalıklar aralıklı olarak fonksiyon gösterebilir. Ultrasonografide %20 hastada yumurtalıkların fonksiyonel olduğunu gösteren folliküllere rastlanır.

 

Kromozom bozukluğu olan hastalar genellikle hiç adet görmeme ve sekonder seks karakterlerinde gelişmeme ile hekime başvururlar. Ancak kromozom eksikliği mozaik ise, yani kısmi eksiklik var ise genellikle 30 yaşın altında adetlerin kesilmesi ile başvururlar.

 

Prematür yumurta yetmezliğine girmeden önce hastaların %50’sinde seyrek veya sık adet görme şeklinde düzensizlikler görülür. Hastaların %25’i doğum sonrası veya doğum kontrol hapı sonrası hiç adet görmeme şeklinde başvurur. Hiç adet görmeyen hastalarda ateş basması, tereleme, sinirlilik gibi belirtiler görülmez, ancak daha önce adet gören hastalarda bu belirtiler sıklıkla görülür.

 

Prematür over yetmezliği olan kadınlarda ileride riski artan en önemli sorunlardan birisi osteoporozdur. Hormon tedavisi alan hastalarda bile kemik kitlesi normalden düşük olmaktadır. Bu nedenle bu hasta grubunda kemik kırıkları ve buna bağlı sağlık sorunlarına daha sık rastlanmaktadır. Ayrıca bu kadınlarda ileride kalp hastalığı, inme, kanser ve diğer bazı hastalıkların riskinde artma olur.

 

POF Nedenleri
 

Otoimmün POF
 

Otoimmünite aslında vücudun kendi hücrelerini yabancı görerek yok etmesi olarak tanımlanabilir. Otoimmün nedenler POF hastalarının %10-30’undan sorumlu olup, bazen geri dönüşümlü olabilmektedir.  Bu grup hastalarda diabet, addison, hashimato hipotiroidi, myasthenia gravis ve sistemik lupus eritematosus gibi diğer otoimmün hastalıklar da görülebilir. Bu nedenle otoimmün POF olan kadınların yıllık olarak bu hastalıklar yönünden de taranması gerekir.

 

POF ayrıca otoimmün poliglandüler sendrom (APS) olarak adlandırılan ve birkaç sistemin birden tutulduğu hastalığın bir parçası olarak da ortaya çıkabilir. APS tip I genetik olarak geçiş göstermekte ve bu hastaların %60’ında over yetmezliği gözlenmektedir. Yine APS tip II’de de addison, diabet ve hipotiroidi gibi hastalıklara ek olarak POF görülebilir.

 

Gonadotropin Reseptör Bozuklukları
 

Yumurtalıklarda yumurta üretilebilmesi için hipotalamustan salgılanan hormonların hipofizden hormon salgılaması ve hipofizden salgılanan hormonların ise yumurtalıklarda yumurta üretimini başlatması gerekir. Hipofiz hormonlarından FSH’ın yapısal olarak bozuk olması veya yumurtalık üzerinde etki etmesini sağlayan reseptör adı verilen yapıların bozuk olması POF’a neden olabilir. Bu hastalarda dışarıdan verilen FSH ilaçları ile yumurta üretimi ve gebelik elde edilebilir.

 

Enzim Eksiklikleri
 

Kolesterol sentezinden sorumlu 17-alfa-hidroksilaz ve 17-20 desmolaz gibi enzimlerin doğuştabn eksik olması POF’a neden olur. Bu hastalarda dışarıdan verilen ilaçlarla gebelik elde edilebilir.

 

Galaktozemi
 

Galaktoz-1-fosfat-üridil transferaz adı verilen enzimin doğuştan eksik olması durumunda geri zekalılık, katarakt, böbrek ve karaciğer yetmezliği ile birlikte POF’da görülür.

 

Kromozomal ve Genetik Bozukluklar
 

POF olan kadınların %5-30’unda ailede başka bir POF olan kadın olduğu görülmüştür. Bu grup hastalarda geçiş otozomal resesiftir. Ayrıca doğuştan kadının kromozom yapısının 46 XX yerine 45 X0 veya 45X0/46XX gibi mozaik olması durumunda kadında POF görülür.

 

Frajil X sendromu
 

Frajil X genetik geçişli bir hastalık olup, geri zekalılık, otizm, dikkat eksikliği, hiperaktivite, bağ dokusu bozuklukları ve sara nöbetleri ile karakterize bir hastalıktır. Bu genetik hastalıkta gen mutasyonu yerine premutasyonu varsa genellikle bu bulgular görülmez veya çok hafif davranış ve bilişsel sorunlar ortaya çıkabilir. Ayrıca bu hastalarda daha sonra POF ve sinir sistemi bozuklukları görülebilir. Premutasyon olan hastaların %20-28’inde POF görülür.

 

Swyer sendromu
 

Burada genetik yapı XY olmasına karşın görünüş kadın şeklindedir ve yumurtalık fonksiyonları yoktur. Bu hastalarda çok küçük olan yumurtalıklarında kanser riski nedeniyle alınması gereklidir.

 

Diğer genetik bozukluklar
 

POF ayrıca Perrault sendromu ve blefarofimozis gibi genetik geçişli hastalıklarla birlikte görülebilir.

 

Enfeksiyonlar
 

Sıtma, dizanteri ve kabakulak nadiren POF’a neden olabilirler.

 

İlaçlar
 

POF’a neden olan en önemli ilaç grubu kanser tedavisinde kullanılan kemoterapötik ilaçlardır. Özellikle lösemi ve lenfoma tedavisinde kullanılan alkilleyici ajanlar olarak adlandırılan kemoterapötik ilaçlar POF’un en sık nedenidirler. Kemoterapi sonrası bazen yumurtalık fonksiyonları geri dönebilir. Kemoterapi sonrası oluşan gebeliklerde gebelik kaybı veya anomali riski normale göre daha yüksektir.

 

Ayrıca radyoterapi sonrası da POF oluşabilir. Yine operasyonla rahimi alınan hastalarda da yumurtalık kan akımının bozulmasına bağlı olarak POF olduğuna dair veriler bulunmaktadır.

 

Tedavi
 

Menopozda hormon tedavisi ile ilgili olarak yıllardır yoğun bir tartışma olmakla birlikte POF olan kadınlarda hormon tedavisi konusunda bir görüş birliği bulunmaktadır. Bu hasta grubunda en önemli sorunlar kemik kaybının önlenmesi veya maksimum kemik kitlesine ulaşamadan çok genç yaşta POF olan hastalarda kemik kitlesinin artırılması için hormon tedavisine bir an önce başlanması gerekir. Hiç adet görmemiş hastalarda ikincil seks karakterlerinin (meme gelişimi, tüylenme) gelişimi için de hormon tedavisi verilmesi gerekir.

 

Ayrıca bu erken yaştaki hastalarda hormon verilmesinin kalp hastalığı riskini de azaltacağı düşünülmekte ve yapılan çalışmalarda da azda olsa bunu destekleyen veriler bulunmaktadır.

 

Hiç adet görmeyen hastalarda yüksek dozla tedaviye başlanırken, adetten kesilen hastalarda standart dozlarda tedaviye başlanabilir. Tedaviye mutlaka kalsiyum eklenmesi gereklidir. Ayrıca D vitamini ve erkeklik hormonu verilmesi kemik kitlesi için daha fazla yarar sağlayabilir. Özellikle cinsel istek bozukluğu olan kadınlarda tedaviye testosteron ve DHEAS eklenmesi önerilmektedir.

 

POF olan hastalarda üreme
 

  1. POF olan hastaların %5-10’unda kendiliğinden gebelik oluşabilir.
  2. Kemoterapi veya radyoterapi planlanan ve çocuk isteyen hastalarda tedavi öncesi evli ise embryo dondurma en iyi seçenektir. Evli olmayan hastalarda ise yumurta veya henüz deneysel olmakla birlikte yumurtalık dokusu dondurulabilir.
  3. Radyoterapi öncesi yumurtalıklar radyoterapi alanının dışında başka bir yere konulabilir.
  4. Kemoterapinin zararlı etkilerini azaltmak için hipofizi baskılayan GnRH analogları kullanılabilir.
  5. Bu önlemlere karşın çocuk sahibi olmayan hastalarda en iyi seçenek yumurtalık bağışıdır.
 

Prematür Over Yetmezliği’nin Önceden Tanısı Konulabilir mi?
 

POF ani oluşan bir durum olmadığı için daha önceden tanısı konulabilir. Ancak bunun için hastanın rutin olarak muayenelere gitmesi ve jinekologun ultrasonografik olarak yumurtalık rezervini iyi değerlendirmesi gerekir. Yumurtalık rezervinin değerlendirilmesinde eniyi yöntemlerden bir tanesi ultrasonografi ile yumurtalıktaki folliküllerin sayılmasıdır. Bu nedenle sadece normal muayene için gelen kadınlarda yumurtalık rezervleri değerlendirilmeli, gerekirse hormon testleri ile tanı güçlendirilmeli ve hasta uyarılmalıdır. Ek test olarak FSH, GnRH uyarı testi, Klomifen uyarı testi veya AMH bakılabilir. Yumurtalık fonksiyonlarındaki azalma ile fonksiyonların bitmesi arasındaki süre ortalama olarak 13 yıldır. Bu nedenle rezervlerde azalma görüldüğü zaman hasta uyarılarak çocuk sahibi olma açısından daha radikal seçenekler önerilebilir.

 

SONUÇ
 

  1. Prematür over yetmezliği genel olarak yumurtalık fonksiyonlarının 40 yaşından önce sona ermesi olarak tanımlanır
  2. Hastaların büyük bir bölümünde hiçbir neden bulunmayabilir. Bunun dışında genetik faktörler, bağışıklık sistemi bozuklukları olarak da adlandırılabilecek otoimmün nedenler, enfeksiyonlar, kemoterapi ve radyoterapi POF’a neden olabilir
  3. Özellikle bağışıklık sistemi bozukluklarına bağlı olan POF’da nadiren geriye dönüşümler olabilir. Diğer taraftan bağışıklık sistemi bozukluklarına bağlı POF görülen hastalarda diğer sistemlerinde periodik olarak taranması önerilmektedir
  4. Tedavide esas önemli olan hormonların yerine konmasıdır. Hiç adet görmeyen hastalarda yüksek, diğer hastalarda standart dozlarda başlanır. Ayrıca tedaviye kalsiyum, D vitamini ve erkeklik hormonu eklenmesi kemik kitlesi ve cinsel fonksiyonlar açısından daha iyi sonuçlar elde edilmesini sağlayabilir.
  5. Kemoterapi veya radyoterapi alacak hastalarda önceden yumurtalık dokusu veya yumurta donurulması, embryo donduruluması ve radyoterapi öncesi yumurtalığın yerinin değiştirlmesi POF oluşumunu önleyebilir. Diğer hastalarda rutin muayeneler sırasında rezerv değerlendirilmesi yapılarak hasta uyarılabilir. Ayrıca ailede POF öyküsü olan hastalarda da rezerv için kombine testlere başvurulabilir.

Tarih: 09.02.2009 Saat: 22:03 rmercan
Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa