GEBELİK VE RADYOLOJİK TETKİKLER
Gebelik döneminde hekimlere gelen en sık sorulardan biriside radyasyona maruz kalma veya radyolojik tetkiklerin bebek üzerindeki etkileri ile ilgilidir. Genellikle gebelik testi yapılmadan radyolojik film çekimleri ile ilgili sorularla daha çok karşılaşmakla birlikte, gebelik sırasında bazen radyolojik tetkiklere başvurma zorunlu hale geldiği için yine benzer sorularla karşılaşabiliyoruz. Gebelerde radyolojik tetkikler giderek daha sık kullanılmaktadır ve son zamanlarda yapılan bir çalışmada son 10 yıl içerisinde gebelerde radyolojik tetkiklere başvurma oranının %121 arttığı görülmüştür. Hekimler arasında da gebelikte radyasyona maruz kalmanın olumsuz etkileri konusunda değişik görüşlere rastlanabilmektedir.
Düşük Olasılığı Embriyonun ilk 2 haftasında 10 radın üzerinde bir radyasyona maruz kalınması durumunda embriyonun rahime yerleşme olasılığı azalmakla birlikte, gebe kalan hastalarda bebek için ileride bir risk olmadığı düşünülmektedir. Bebekte Teratojen Etkiler Teratojenite bebekte anomali oluşumu anlamına gelmektedir. Radyasyonun teratojenik etkileri daha çok gebeliğin 2-20. Haftaları arasında görülmektedir. İki haftadan önce veya 20. Haftadan sonra radyasyonun bebekte anomaliye neden olma olasılığı oldukça düşüktür. Radyasyon ile ilgili en önemli sorun hangi dozda anomali yapma potansiyelinin ortaya çıktığının tam olarak bilinmemesidir. Ancak genel olarak 5-15 rad arası rakamlar öne sürülmektedir. Yani pratik anlamda 5 radın altındaki dozların bebekte olumsuz bir etkiye yol açma olasılığının yok denecek kadar az olduğunu söyleyebiliriz. En yüksek radyasyona neden olan tetkiklerden birisi olan tomografide radyasyon dozu gebeliğin bulunduğu döneme bağlı olarak 1.5 ile 4.5 rad arasında değişmektedir. Gebeliğin ilk 3 ayında çekilen tomografide radyasyon dozu 2.4 rad, son 3 ayında çekilmesi durumunda ise 4.5 rad olarak bulunmuştur. Bebekte İleride Kansere Neden Olur mu? Gebelik döneminde 5 radlık radyasyona maruz kalan bebekte çocukluk döneminde kansere yakalanma riski 2 kat artmaktadır. Ancak çocukluk döneminde kanser görülme olasılığı 1/2000 olduğu için, bu risk 1/1000e yükselmekte ve bunun da çok önemli bir artış olmadığı kabul edilmektedir. Gebeliğin ilk 3 ayında radyasyona maruz kalmanın riski daha çok artırdığı düşünülmektedir. Radyolojik Tetkikler Genel olarak bir gebenin maruz kaldığı radyasyon dozu 10 raddan daha fazla ise gebeliğin sonlandırılması önerilir. Bazı tetkiklerin ortalama radyasyon dozları ise aşağıda gösterilmiştir: Karın filmi: 0.1-0.3 rad İntravenöz pyelogram (böbrek filmi): 0.6 rad Barsak filmi: 0.7 rad Bel filmi: 0.6 rad Tomografi: 1-5 rad Yukarıda da görüldüğü gibi en yüksek dozda radyasyon içeren tomografide bile doz bebeği etkileyecek düzeyin altında kalmaktadır. Bu nedenle radyolojik tetkiklerden sonra gebelik sonlandılması gibi bir kararın oldukça gereksiz olduğunu söyleyebiliriz. İYOTLU KONTRAST MADDELER Görüntüleme amacıyla iyot içeren maddeler direk olarak amnion kesesi içerisine verildiği zaman bebekte yenidoğan döneminde hipotirodiye, yani tiroid bezinin yetersiz çalışmasına neden olabilmektedir. Ancak gebelerde benzeri maddeler damardan verildiği zaman böyle bir etki olmadığı görülmüştür. Ancak yine de bu konuda kesin bir bilgi olmadığı için bir zorunluluk olmadığı takdirde bu tip maddelerin damar içerisine verilerek de olsa kullanılmaması önerilmektedir. MAGNETİK REZONANS (MR) Gebelikte MR uygulaması ile ilgili yapılan çalışmalarda genel olarak bebek üzerinde olumsuz bir etkiye rastlanmamıştır. Ancak yine de gebeliğin ilk 3 ayında sadece anne için bir gereklilik varsa uygulanması önerilmektedir. Diğer radyolojik tetkiklerle karşılaştırıldığı zaman MRın çok daha güvenilir olduğunu söyleyebiliriz. Yapılan çalışmalarda gebelik sırasında MR çekimleri sırasında ortaya çıkan sesin de bebekte bir zarara yol açmadığı gösterilmiştir. Bu nedenle MRnın akustik travma yaratma riskinin sadece teorik bir varsayım olduğu, pratikte buna rastlanmadığını söyleyebiliriz. SüT VERME DöNEMİNDE RADYOLOJİK TETKİKLER Süt verme döneminde annenin yaptırdığı radyolojik tetkiklerin bebek üzerinde olumsuz bir etkisi gösterilmemiştir. Daha önce gadolinium veya iyot içeren maddeler kullanılarak yapılan tetkiklerden sonra 1 gün süre ile süt verilmemesi önerilirken, yapılan çalışmalarda süte geçen gadolinyum ve iyot oranının son derece düşük olduğu gösterilmiş ve bu nedenle de süt vermeye ara vermenin gereksiz olduğu belirtilmiştir. SONUç Radyolojik tetkiklerden sonra genel olarak gebelik sonlandırılmasına gerek olmadığını söyleyebiliriz. Ancak 2-3 defa tomografi çekilmesi gibi durumlarda hastanın maruz kaldığı radyasyon dozu iyi hesaplanmalı ve hasta ile potansiyel riskler tartışılarak gebeliğin geleceğine karar verilmelidir.